Web Tasarım

Üye Girişi

Olur Fotoğrafları

Facebook Grubu

Gösterim: 986

PABUÇ: Ayakkabı.

PAÇİNKA ETMEK: Kabataslak tamir etmek.

PAHIL: Kıskanç, oyunbozan, uyumsuz.

PALAK: Ayı yavrusu.

PALANPOŞ: Dağınık, perişan, pejmürde.

PALAS PANDIRAS: Uluorta, gelişigüzel, düşünmeden yapılan hareket.

PALDIM: Yük hayvanlarında semerin ileri kaymasını önleyen ve kuyruk altından geçen kolan.

PANTA: Bir tür yaban armudu.

PAPAĞ: Yünden ya da tiftikten örülmüş başlık, bere.

PAPU: Çocuk dilinde ekmek.

PARPUKLAMAK: Azarlamak, ağzının payını vermek.

PARTAL: Yalan. Kalın çul.

PASO: Besili, şişman.

PAŞKA: On adetten oluşan kibrit demeti.

PEC: Eğri.

PEG: Ev ya da hayvan barınaklarının yıkılması veya sökülmesi sonucu oluşan arsa. Virane.

PELEŞ: Eğri ve simetrik olmayan boynuz ya da bu tip boynuza sahip hayvan.

PELİK: Parça. Sırıklarla yapılan seyyar tırkışın her bir parçası.

PERK: Katı.

PEŞKEŞ: Bahşiş, hediye.

PEŞKİR: Havlu.

PEŞKUN: Sofra tahtası.

PEYDER PEY: Ara sıra.

PEYKE: Sabit divan, seki.

PEYNİKURUŞ: Değneklerle oynanan bir tür çocuk oyunu.

PILIÇA: Meyvelerde iyice olma hali.

PILIK: Bozulmuş yumurta.

PIR: Hayvanlara yedirilmek üzere kesilen ağaç yaprağı.

PIRPIRİK: Ağaçtan yapılmış rüzgârgülü.

PIRTİ: Manifatura.

PISKIRMAK: Hapşırmak.

PISKIRMAK: Birden bire gülmeye başlamak.

PIŞILİ: Giyim kuşamına dikkat etmeyen, derbeder.

PIŞİ: Elbisenin pejmürdeliği.

PİL PİL ETMEK: Işığı gittikçe azalmak. Uykuya geçmek üzere olanın gözlerinin açılıp kapanması hali.

PİL: Ağzı geniş çömlek.

PİLÂKİ: Poğaça pişirmeye yarayan toprak kap.

PİLLETMEK: Fırlatmak, atmak.

PİMPİRİKLENMEK: Aşırı titizlenmek, şüphelenmek.

PİMPİRİKLİ: Aşırı titiz.

PİN: Fol, tavukların yumurtlama yeri.

PİN: Güveç, toprak kap.

PİNGEL: Tavukları yumurtlamaya teşvik için follukta bekletilen tek yumurta.

PİNGELLİK: Tavukların yumurtlama yeri. Folluk.

PİNTİ: Pasaklı; temiz olmayan.

PİPİLA: Kelebek. Kümes hayvanlarının ibiği.

PİSİK: Kedi.

PIŞİ: Elbisenin bedenden gereksiz sarkan kısmı.

PIŞILİ: Perişan, dağınık, giyimine dikkat etmeyen.

PİTİ PİTİ: Küçük küçük, azar azar.

PİTİRAG GİBİ OLMAK: Aşırı bol bulunmak.

POCİLEMEK: Caymak, vazgeçmek.

POHRENK: Kalın su borusu.

POLOÇÜK: Hayvan böbreği.

POLOZ: İnce uzun boyu olan.

PONÇAK: Püskül.

POPLİK: Yeşil kabuğundan ayıklanmış ceviz.

POPOL: Gözleri dışa doğru ve büyük olan.

POPORT: Üst kısmı daralmış; kafası küçük ve yukarı doğru sivri olan.

PORTLAK: İri göz. İri gözlü olan.

PORTLATMAK: Açığa çıkarmak, belirgin hale getirmek.

POSURMAK: Görünüşü bozulmak, yüz rengi değişmek.

POŞA: Göçebe yaşayan. Dilenen, arsız, yüzsüz.

POŞALIK ETMEK: Dilenmek.

PÖÇÜK: Son.

PÖÇÜKLÜ: Sempatik, şeytan tüylü, kendisini sevdirmesini bilen.

PUÇO: Küçük dana.

PUL: Bir cins toprak.

PUL: Hayvanlarda benek.

PULLİ:Benekli hayvan.

PUMPUL: Püskül.

PUMPUNLAMAK: Rüzgâr tesiri ile dalgalanmak.

PUNGAR: Çeşme.

PUPU: Çocuk dilinde yara.

PUPUŞTİ: Salıncak.

PUS: Sis.

PUT: Bir ağırlık ölçüsü birimi.

Olur İlçesi Haberleri

  • Olur İlçesi Bozdoğan Köyü halkında Bursa'da ikamet eden Hedis KAYA 02.02.2012 tarihinde Bursa'da vefat...
  •            Ormanağzı Köyü halkından Osman ŞİMŞEK'in eşi...
  • Olur ilçesinde yapımı devam eden Ayvalı Barajı'nın suları altında kalacak olmasından ötürü istimlak...
  • Akbayır Köyü halkından; Olur Belediye personeli Tahsin KARAGÖL ve 2 arkadaşı ile birlikte gitmiş oldukları...

Olur İlçesi Haberleri

Hedis KAYA
Olur İlçesi Bozdoğan Köyü halkında Bursa'da ikamet eden Hedis KAYA 02.02.2012 tarihinde...
Olur Akdağ Şenlikleri 2011 Fotoğrafları
Olur Akdağ Şenlikleri 2011 Fotoğraflarından oluşturmuş olduğumuz Akdağ 2011 galerisini...